zafer saraç
Hezarfen
Çocukluğu, gençliği ve yetişkinliği bünyesinde barındıran, insanları hatıralarla kendisine bağlayan mekanın yaşayan için ayrı bir albenisi vardır. Ne kadar iyi anlatılırsa okuyanı o kadar iyi içine çeker. Belirli bir süreden sonra özlem duyulan mekan değil de geçmişe öykünme şeklide ortaya çıkar. Bu nedenle yaşlılığın penceresinden geçmişe bakanlar hep anılara sarılırlar. Salkım Sokak’ta anıları olan Mert çocukluk aşkından, hayallerinden, gülümseten anlarından, aile ortamından, küskünlüklerinden, mutluluklarından, çıkmazlarından, acılarından vs. bahsederek hatıralarından güzel bir metin inşa eder. Klasik hatıratların kalıpları yeri gelir kurguyla kırılır. Bazen üst perdeden mahalle kültürü idealize edilir. Zira insanın insana madden yakın ama manen uzak olduğu apartmanların dünyasında komşuluk kültürünün insanları birbirine bağlayan yönleri sadece Mert için değil “nerede o eski zamanlar” diyen herkes için manidardır. Sonuçta Salkım Sokak sıcaktır. Çağımızın soğuğunu ısıtacak kadar...