Yaşar Korkmaz
Kaşif
Puslu Kıtalar Atlası, masalsı anlatımıyla okuru hayal dünyasına çekip 17. yüzyıl Osmanlı dönemine ışınlıyor. Bir yandan da mekân isimlerinin gerçekliği sayesinde, kendinizi adeta bir zaman makinesine binmiş gibi Galata’da, Topkapı’da, Balat sokaklarında dolaşırken buluyorsunuz. Roman, tek bir karaktere odaklanmak yerine; yan karakterlerin, hatta bazen onlarla bağlantılı kişilerin dede hikâyelerine kadar uzanan anlatılarıyla bir araya geliyor. Bu da metne, okurda ince ince işlenmiş bir örgü hissi bırakıyor. Kısa sürede favori kitaplarım arasına girdi. Eğer Kolombiya edebiyatının Yüzyıllık Yalnızlık’ı varsa, bence bizim de Puslu Kıtalar Atlası’mız var diyebiliriz.