Deniz Özbektürk
Hezarfen
İnsan bazen gerçekten de “denizi yutan balık” gibi. Kendisinden çok daha büyük acıları, haksızlıkları, suskunlukları içine alıyor. Yutuyor ama sindiremiyor. Kitap, tam da bu sindirilemeyen duyguların etrafında dolaşıyor. Hayatın gürültüsünden yorulmuş, kalabalıkların içinde yalnızlaşmış insanlara hitap ediyor. Özcan’ın dili sade ama derin. Süslü cümleler yok; bunun yerine insanın içine ağır ağır çöken düşünceler var. Okurken zaman zaman kendini sorguluyorsun: “Ben neyi içimde büyüttüm?”, “Neyi söylemeyip yuttum?” Bu yönüyle kitap, bir hikâye anlatmaktan çok bir aynaya bakmaya zorluyor. Bence umut veren bir kitap değil; Hayatı romantize etmiyor, acıyı küçültmüyor. Tam da bu yüzden insana iyi geliyor. Çünkü bazen toparlanmak için motive edici sözlerden değil, anlaşıldığını hissetmekten güç alıyoruz. Bu kitap, “yalnız değilsin” demeden, bunu hissettirmeyi başarıyor. Kısacası; sessizliği seven, insan psikolojisine ve iç dünyaya ilgi duyan okurlar için derin, sakin ve iz bırakan bir okuma.