hsabah
Üstat
Kişisel tarihi üzerinden kırgınlıklarla dolu bir roman. Varmış ama yokmuş gibi anlatım, okuru daha çok anlatının içine alıp yakasını bırakmaya hiç niyeti olmayan bir yazar. Bol travma az mutluluk, bolca kaçış ama az yüzleşme…Kaçarken, hayatta kaçırdığı anlar; cenazeler, dualar. Yüksünmeden yaşayan, kendince dik durmaya çalışan anlatıcı; duygu sömürüsü olmadan olanı anlatırken; gerçekliğe ya da olanın “doğrusuna” ulaşmak için zaman ve dikkat gerektiren tavrı ile sabrınızı sınıyor . Yerinden edilen, sırları ile sabrı arasında, minneti ile idealleri arasında sıkışan bir hayat. Olanı kabullenmek/kabullenememek hep bir iğreti kalma hali, minnet değil de sanki baştan savma borç ödemenin en acımasız halini anlatırken yazarın verdiği öyküleme gücü sıradanlıktan çıkarıyor. Fazlasıyla içe dönük, fazlasıyla kırılgan (belli etmemeye çalışırken daha çok kırılan)... Umulan ile bulunan arasında yaşanılanı enjekte etmenin halleri yazarın anlattığı. Sabrın varsa oku. Selametle.