Ömer Faruk İnceler
Üstat
Doğan Cüceloğlu’nun İçimizdeki Biz kitabını bitirdiğimde bende kalan en güçlü duygu, anlaşıldım hissi oldu. Kitap, bireyin kendini merkeze almasından ziyade ilişkiler, bağlar ve ortak bir bilinç üzerinde olmasını anlatıyor. Doğan Cüceloğlu, “ben”den “biz”e geçmenin romantik bir ideal olmadığını, emek isteyen bir farkındalık hali olduğunu açıkça ifade etmiş. Okurken sık sık durup kendi ilişkilerimi, hayatım içindeki tutumlarımı, dinleme biçimimi sorguladım. Yargılamayan, suçlamayan ancak aynayı net tutan bir dili var. Özellikle iletişimde sorumluluk alma, empati kurma ve gerçekten duymayı öğrenme üzerine söyledikleri, teorik olmaktan çok yaşanmışlık hissi veriyor. Bu kitap bana şunu düşündürdü: Birlikte olmayı çoğu zaman istiyoruz ancak birlikte olabilmenin dilini bilmiyoruz. İçimizdeki Biz, o dili hatırlatıyor. Biz dediğimiz şey, egonun geri çekildiği o kısa anda görünür.