Kitabuskurdus
Üstat
Çocuk edebiyatında hüznün ölçüsü ne olmalı, sorusunu kendime çok sık yöneltirim. Daha önce “Beyaz Balina” yayınlarından “Prens Momo”yu okumuştum. O kitapta da tam olarak böyle bir hüzün vardı. Sizi yerle bir etmemesine karşın içinizde bir yerlerin sızladığını hissediyorsunuz. Genel itibarıyla akran zorbalığının ne kadar üzücü olabileceği, bu noktada aile desteğinin önemi anlatılmış. Vicdan azabı çeksek de bazı hataların geri dönüşünün olmadığı kimi zaman özür dilemek için bile bir vaktimizin olmayabileceği vurgusu ajite edilmeden verilmiş. Kitabın çizimlerinden de bahsetmek istiyorum. Başkahramanın hüznü, utangaçlığı, arkadaşları tarafından fark edilmedikçe görünür olabilme çabası ama bu çabanın hiçbir işe yaramaması işe yaramadıkça da başkahramanın daha çok içine kapanması, solması âdeta resimlere de yansımış ve onları da soldurmuş. Normalde bu kadar silik görselleri sevmiyorum ama buradakiler kitabın konusuyla bütünleşmiş, tek parça olmuş.