okurtuğba
Kaşif
Sizi yüksek sesli olayların değil, içten içe çürüyen bir hayatın içine davet eden sarsıcı bir romana hazır mısınız? Aziz Bey’in gözden düşüşü; yalnızca bir bireyin değil, değerlerini yitirmiş bir toplumun da hikâyesi gibidir. Roman boyunca hissedilen kırgınlık, pişmanlık ve geç kalmışlık duygusu, okurun yüreğine sessizce yerleşir. Beni en çok etkileyen karakterlerden biri de Vuslat’tı. Vuslat, sessizliği ve kabullenişiyle dikkat çeken, kırılgan biri. Aziz Bey’in savrulmuş hayatı içinde çoğu zaman arka planda kalsa da onun varlığı, kaçırılmış bir huzur ihtimalini temsil eder. Vuslat, sevilmeyi bekleyen ama bunu yüksek sesle dile getirmeyen haliyle, romandaki en hüzünlü karakter :( Gösterişe kapılmış bir yaşamın ardındaki boşluğu ve insanın kendine yabancılaşmasını büyük bir ustalıkla anlatıyor kitap. Aziz Bey Hadisesi, insanın hem kendine hem hayata karşı nasıl yenilebileceğini düşündüren, hüzünlü olduğu kadar derin bir iç muhasebe romanıdır. Okumanızı tavsiye ederim…