m_tozan
Bilge
Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar kitabı iki bölümden oluşuyor. İlk bölüm, olay anlatmaktan çok adamın zihnini açıyor: Huysuz, kırgın, aşırı düşünen birinin iç sesiyle baş başa kalıyorsun. Asıl iddiası şu: İnsan her zaman mantıkla ve “çıkarım neyse o” diyerek yaşamıyor. Bazen sırf özgür olduğunu kanıtlamak için bile bile tersini yapabiliyor, kendine zarar verebiliyor. Bu düşünce hâli de onu giderek yalnızlaştırıyor; kimi zaman gerçekten dışlanıyor, kimi zamansa dışlanmayı kendi içinde büyütüyor. İkinci bölümde ise bu kafa yapısının hayatta nasıl patladığını görüyorsun. Arkadaşlarıyla ve Liza’yla yaşadıkları, gururunun ve bitmeyen iç hesaplaşmalarının onu nasıl yıprattığını netleştiriyor. Bana en çok şunu düşündürdü: “Acaba ben de bazı şeyleri fazla mı büyütüyorum? İnsanların tavrı hayatımı gerçekten etkiliyor mu, yoksa ben mi kendimi içten içe yiyorum?” Bu yüzden rahatsız ederek düşündüren, ama bir yandan da akıp giden bir kitap.