Turhan Yıldırım
Kitapkurdu
Yıkılan Sulukule'den dağılan çingenelerle birleşen mahallelilerin yaşadıklarını, romanlara özgü dili kullanarak çok özgün anlatmış yazar. Bunu elbette Suzuki nam adlı ne mahalleye ne de romanlara uyum sağlayabilen birinin tanıklığı üzerinden anlatmış. Arada da mikrofon uzatılmış tiplerin mahalle ağzı konuşmaları var ki nefis. Romanın önemli bir kısmı Suzuki'nin video kayıtlarına dayanıyor. Bu noktada da Youtube yayınları, video çekimleri gibi güncel materyalleri kullanarak romana ayrıca yenilik katmış yazar. Anlatımı özgün, dili renkli, "ë"si bol bir eser Vaker. Bu romanla ilgili olumsuz eleştiri olarak Suzuki'nin çocukluğundan gençliğine kadar yaşadığı uyumsuz sürecin duygusu, onun tanık anlatımı nedeniyle bana yeterince geçmediğini söyleyebilirim. Kısacası onun yaşadıklarına, hayal kırıklığına, kimi zaman çaresizliğine üzülemedim, belirli bir mesafede kaldım. Yine de ilk roman üzerinden düşündüğünüzde gayet başarılı bir eser Vaker.