Eda çelik
Kaşif
Sevmek Dedikleri, takıntılı iç monolog diyebileceğimiz türde, Ayrılık üçlemesinin son kitabı, diğer kitaplarına yorumlarımı da okumanızı öneririm. Bu kitapta öfkeli adamın tam zıttı anti-aşk romanı. Annesini eleştiren bir kadın var. "Annelerimiz diğer insanları algılama becerisinden yoksundur. Babalarımızı da" "İnsanlar hakkında kendi kafalarında oluşturdukları bir tasarım vardır ve bu tasarımın dışındaki hiçbir şeyi göremezler. Biz çocukken böyle büyüdük işte" "Elbette delirmemek için onlardan kaçmak zorundaydık" Annenizle sürekli nefes nefese mücadele içinde olan ve bunu anlamlandıramayanlar yalnız değilsiniz. Bir kadının ayrılma sonrası delirme eşiğindeki dürüstlüğünü görmek ilgi çekici belki de başkalarının mutsuzluğu sizi mutlu edecek bu kitapta, sevmek dedikleri bir de buymuş diyeceksiniz. Modern bir sinir krizi ama kesinlikle Muriel Spark'ın Sürücü Koltuğu kitabındaki o bunaltıcı kriz yok. Sevmenin, aslında kendi zihnimizdeki bir tasarımı sevmek mi? sorusunu sorduruyor.