Eda çelik
Kaşif
SABAHIN ÜÇÜ Kitabın adının F. scott Fitzgerald'ın "Ruhun gerçek karanlık gecesinde, saat her zaman sabahın üçüdür." sözüne göndermeymiş, bu bilgi ile kitap hakkında bir kaç fikir vermek isterim. Hastalık teması etrafında fakat tedavi sürecinin etkisiyle kitapta yer verilen felsefe ve derin sohbetler çok güzel düşünülmüş bir tema olmuş. Roman içinde böyle küçük felsefeler her zaman bulunmuyor. Burada ki felsefe; insanın en dürüst en savunmasız ve maskelerinden arınmış olduğu anın, herkesin uyuduğu o tekinsiz saatler olduğu ve hayatın kaosu ile baş etme, başka bir hayat mümkün mü, yoksa her şey bir zorunluluk mu sorgusunu yaptırabilir. Babası bu kaosu matematikle evcilleştiriyor, her şeyi formülleştirmeye çalışıyor belki duyguları reddediyor. annesi ve babası ayrılan bu çocuğun kendi iç sesini de okuyoruz: "Mola sözcüğü bir şeye başlanıldığı ama ben daha çalışmaya başlamamıştım bile. Yine de anlamsal ayrıntılarla kendimi koşullandırmaya hiç niyetim olmadığını itiraf etmeliyim."