aslı irem
Bu kitap, yalnızca bir hikâye yarışması için yazılacak bir metin arayışıyla başlayıp okuru çok daha derin bir yolculuğa çıkarıyor. Yağız Ali’nin masasında başlayan hikâye, Çanakkale Savaşı sırasında yazılmış bir mektupla bambaşka bir boyut kazanıyor. Tozlu anıların arasından çıkan bu mektup, hem geçmişle bugün arasında güçlü bir bağ kuruyor hem de birbirine yabancı iki ailenin kaderini Denizli’den Çanakkale’ye uzanan bir çizgide birleştiriyor. Yazar, savaşın insan hayatında bıraktığı izleri abartıya kaçmadan, sade ama etkileyici bir dille anlatmış. Özellikle mektup bölümleri oldukça dokunaklı; okurken zaman zaman boğazınız düğümleniyor. Aile bağları, hatıralar ve tarih bilinci çok güzel harmanlanmış. Tarih temalı ama ağır olmayan, duygusu yüksek ve akıcı bir kitap arayanlara kesinlikle tavsiye ederim. Hem genç okurlar hem de yetişkinler için anlamlı bir okuma. Uzun süre etkisinden çıkılamayacak türden.