philosopheignorant
Bilge
Varoluşçuluk akımının, çok güzel örneği bir kitap. Yazar Camus, Varoluşçuluğun kurucusu olan Sartre ile "varoluşun, özden önce gelmesi" konusunda tam olarak aynı fikirde olmasa da "absurde/uyumsuz" konusuyla o kadar aynı fikirdedir ki. Görünen o ki bu şaheseri iki noktadan ele almak gerekiyor: 1) Yazar Camus zaviyesinden 2) Çevirmen T. Yücel zaviyesinden. Yazarın denemelerin derlenip toparlanmasıyla, yazarın oluşturduğu bu kitap uyumsuz kavramını, tam olarak varoluşçu perspektiften ortaya koyuyor. Yazarın ilk cümlesini okuduktan sonra günler boyu beyninizdeki kara delikle yaşamamanız için bir sebep yok, Diyor ki: "Felsefenin, ilgilenmesi gereken en önemli problem, bu dünya hayatının yaşanmaya değip değmeyeceğidir." İlk akışta çok melankolik ve depresif gibi görünse de yazar, hiç de öyle bir perspektifle yaklaşmaz ve intihar meselesinin de tüm bu sorgulamayı bitirdiğini yazar, ona göre bu bir çözüm de olamaz. Çevirmenin ise enfes çevirisi ile, felsefenin içine daha derin giriyorsunuz.