Ayın En Çıplak Günü
Ayın En Çıplak Günü Ürüne Git
Kitabuskurdus
Üstat
Buket Uzuner’in kalemini seviyorum. Bu kitabında da birbirinden sıra dışı öykülerle karşılaşıyoruz. Toplumsal sorunlar, alışılmışın dışında bir üslupla ele alınmış; derin okumalar yapabilenlere güçlü çözümlemeler sunuyor. Anlayana tabii… Ancak kitapla ilgili bende bir eksiklik hissi de oluştu. Toplumsal gerçeklik kaygısıyla kaleme alınan bu öykülerde, sevgi ve aşk çoğu zaman içsel, ruhsal ve dönüştürücü bir duygu olarak değil; daha çok geçici, kırıcı ve insanı yoran bir hâl içinde sunuluyor. Sevginin iyileştiren ve insana iyi gelen yönü geri planda kalırken ilişkiler daha çok yüzeyde yaşanan, bedene ve çıkara sıkışmış bir deneyim gibi yansıtılıyor. Oysa sevgi her zaman can yakmak zorunda değil. Her zaman tüketen, yoran ya da değersizleştiren bir duygu da olmamalı. Öyküler edebî açıdan çarpıcı olsa da aşkın ve sevginin derin, manevi boyutuna daha fazla alan açılabilseydi metinlerin duygusal dengesi benim için çok daha tamamlayıcı olabilirdi.