konar_göçer
Bilge
Bir zamanlar Osmanlı çatısı altında birlikte yaşadığımız Bulgarlarla günümüzde bile ne kadar kültür birlikteliği içinde olduğumuzu kitaptaki duygulardan anlıyorum. Büyüklerin yanında çocukları sevemeyen babalar, eşlerine sarılamayan tazecik gelinler bizim hikayelerimizle birebir örtüşüyor. Bir çok sayfayı; ben de böyleyim, böyle hissediyorum, böyle yapıyorum diyerek okudum. Bunlar kitaptaki ikincil konular. Ana konu olan ölümü bir çiçek gibi, bir öğlen güneşinin etrafa yayılması gibi nahif cümlelerle anlatan yazar isyandan uzak bir kabulü sayfalarda hissettiriyor. Bu kabullenme sürecini çocukluktan başlattığı için yazarın gelgitleri, korkuları, çaresizlik anları tüm şeffaflığıyla önümüze seriliyor. Bu da samimiyet olarak okura geçtiği için ben kitabı herkese tavsiye ediyorum.