HacerSC
Kaşif
“Geçmişe yolculuk mümkün mü?” sorusuyla başlayan hikâye, hat sanatçısı Nihan’ın kütüphanede bulduğu gizemli bir notla masalsı bir yolculuğa dönüşüyor. Kendini Mostar’da, Gülriba’nın dedesine ait zambak kokulu bir evde bulan Nihan; 19. yüzyılda Sultan Abdülaziz döneminden Sultan II. Abdülhamid Han devrine uzanan tarihî kesitlere, görerek ve işiterek tanıklık ediyor. Kitabın arka kapağında da vurgulandığı gibi, masalsı anlatım eserin genel atmosferine hâkim. Romanın tarihî arka planı kurguya doğal bir biçimde yedirilmiş; olaylar didaktik olmadan, okuru yormadan ve düşündürerek aktarılıyor. Bosna ve Filistin’de Müslümanlara yapılan zulümler bu arka plan içinde etkileyici şekilde ele alınıyor. Gülriba ile Nihan arasında geçen sohbetler ise okurun yüzünde içten bir gülümseme bırakıyor. Bazı bölümleri masal gibi, bazı bölümleri ise insanın içini acıtacak kadar gerçekti. Nahif, sade ve rahatlatıcı bir dil… Tarih ve kurgu sevenler için anlamlı bir okuma.