Sezer Koçak
Kaşif
İlk Aşk, büyük bir tutkunun hikâyesinden çok, bir yanılsamanın yavaş yavaş dağılma sürecidir. Turgenyev, aşkı yüceltmek yerine onu ilk kez yaşayan bir gencin kırılgan bilinci üzerinden çözümler. Bu yüzden roman, romantik olmaktan çok acı bir uyanış metnidir. Okur, âşık olunan kişiden ziyade aşkın kendisine duyulan hayranlığı izler. Eserin merkezindeki duygu, sevgi değil hayranlıktır. Genç Vladimir’in yaşadığı şey, karşısındakini gerçekten tanımaya yönelik bir çaba değil; ona anlamlar yükleme arzusudur. Zinaida, bu anlamda bir “karakter”den çok bir ayna gibidir: Vladimir’in gençliğini, arzusunu ve hayal gücünü yansıtır. Gerçekle yüzleşme anı geldiğinde yıkılan Zinaida değil, Vladimir’in kendi kurduğu dünyadır. Kitap genel anlamla okuyucusuna hayal ve aşk duygusunu ne denli ağır bir yük olduğunu aşılıyor. Kesinlikle okunabilir. Şimdiden iyi okumalar...