hsabah
Üstat
Terkediş , Afrika'nın doğusuna yakın bir coğrafyada sömürgecilik dönemi sonrası geçen ;yaşayış tarzı , hayatın (siyasal,toplumsal,kültürel) tekrar kurulması , göç ,aidiyet, kadın davranışları ve aşk gibi konuları geniş bir perspektiften ele alan, içine içine konuşan bir anlatı. Aşk ve ayrılık temaları öyle yoğun ki terk eden mi terk edilen mi? Kim kimden kopuyor, aşk yaşanıyor ama anlatılamıyor ama eninde sonunda ayrılık oluyor. Kitap etkileyici halini gerçekliğinden alıyor ve okuru da öyle içine çekiyor ki siz ister istemez kendinizi empati kurarken yakalıyorsunuz. Terkediş aşkın içinde olan bağlılığı öyle güzel yansıtıyor ve bağlı olup da aynı zamanda "mecburi" kaçışı öyle ifade ediyor ki "aidiyet"in kayboluşu Martin Pearce’in Rehana'ya olan " geçici yakınlığı" ve hayatını altüst etmesi gibi vura kıra anlatıp kocaman bir "işte bu kadar" ile sizi düşüncelere sevk ediyor. İnsan sadece insanı ,yurdu, duyguyu değil tamamiyle kendi hikayesini ,anlamını terk ediyor.