zafer saraç
Hezarfen
Kadın hakları ve bu yolda yapılan mücadelenin destansı bir hikayesi olduğuna şüphe yoktur. Feminist literatürün her geçen gün etkisini arttırdığı da inkar edilemez. Ama mesele sadece bunlardan ibaret değildir. Kadını güçlü yapan dişilliğin de gösterilmesi şarttır. Bir annenin, bir sevgilinin, bir iş kadınının kendi ayakları üzerinde durma becerisi de çok şey anlatır. Bir kere coğrafyanın kader olduğu gerçeğinin, toplumsal tabuların ve genel kabullerin de kadının dişil enerjisiyle nasıl kırıldığının ispatlanması gerekir. Colombani farklı mekanlarda var olma mücadelesi veren kadınların gücünü bir kurgu içinde kaynaştırırken kimileri için sadece zorunluluk olan var olma edimini efsaneye dönüştürür. Aslında kadın olsun erkek olsun başarma azmi ve kararlılığı insanın güçlü bir dinamiğidir. Bu iç potansiyeli göstermek bile Colombani’nin eserinin başarısını kanıtlamak için yeterlidir. Ama Colombani’nin fazlasını okuruna vermekte kararlı olduğunu da eklemekte fayda var.