Kübra Çelik
Kitapkurdu
Aylak Adam, okurken sizi İstanbul’un boş sokaklarında Selim’in ardında sürükleyen, hem düşündüren hem de hafifçe gülümseten bir roman. Cahit’in dili sade ama satır aralarında öyle bir tuhaflık, öyle bir boşluk var ki, fark etmeden içine çekiyor. Kitap hızlı bitirilecek türden değil; her adımında merak uyandırıyor, bazen de içimizi hafifçe rahatsız ediyor. Okurken kendinizi karakterle birlikte dolaşırken buluyorsunuz ama bir yandan da “ne olacak şimdi?” diye soruyorsunuz. Şehirle, insanla ve zamanın boşluğuyla dans eden, merak uyandıran bir kitap.