Kübra Çelik
Kitapkurdu
İskandinav mitolojisinin o buz gibi soğuk, devasa tanrılarının gölgesinde kalmış bir kadının, Angrboda’nın yüreğine dokunmak... Bu kitap benim için sadece bir mitolojik yeniden anlatım değil, bir anneliğin, bir kadının ve bitmek bilmeyen bir sabrın destanı oldu. Genevieve Gornichec, kelimeleri öyle bir ustalıkla seçmiş ki, her sayfada demir ormanının sisini soluyup, kalbinizde o kadim büyülerin ağırlığını hissediyorsunuz. Hikaye, Loki’nin oyunlarından çok daha fazlasını vaat ediyor; bize ihanetin, fedakarlığın ve her şeyini kaybetmiş birinin bile nasıl dimdik ayakta kalabileceğini anlatıyor. Tanrıların saraylarından uzak, sapa bir mağaranın içinde kurulan o küçük dünyanın, koca bir evrenden daha büyük duygular barındırması beni derinden sarstı. Sonlara doğru hikayenin o kaçınılmaz sona, Ragnarök’a doğru evrilişi öyle lirik bir dille anlatılmış ki, insanın boğazında bir düğüm olup kalıyor. Eğer ruhunuzda eski tanrıların yankısını duymak istiyorsanız, bu yüreğe kulak verin.