Kübra Çelik
Kitapkurdu
Bu kitap resmen Anadolu’nun kadim ruhuna açılan tılsımlı bir kapı gibi. Sayfaları çevirdikçe kendimi bir köy kahvesinde, ocağın başında dumanı tüten bir çay eşliğinde en eski masalları dinliyormuşum gibi hissettim. Taşın, toprağın, dağın ve suyun dili olsa ancak bu kadar içten konuşabilirdi. Yazar, bu toprakların genlerine işlemiş o gizemli efsaneleri öyle samimi ve akıcı bir dille toplamış ki, okurken bazen bir peri bacasının gölgesinde serinliyor, bazen de bir kalenin burçlarında hüzünleniyorsunuz. Unutulmaya yüz tutmuş bu sözlü kültür mirasını yeniden canlandırmak, tozlu sandıklardan mücevher çıkarmak gibi bir şey. Eğer bu toprakların o mistik havasını solumak ve ardımızda bıraktığımız devasa hikaye denizinde kaybolmak isterseniz, bu kitap kütüphanenizin en sıcak köşesinde durmalı. Hem çok bilgilendirici hem de insanı çocukluğundaki o saf hayal dünyasına götüren şahane bir derleme olmuş.