Kübra Çelik
Kitapkurdu
Mehmet Rauf denince akla hep Eylül gelir ama Böğürtlen bence yazarın o psikolojik derinliğini çok daha farklı bir yere taşımış. Kitabı okurken o eski İstanbul’un, köşk hayatının o naif ama bir o kadar da hüzünlü havasını ciğerlerime kadar çektim resmen. Mehmet Rauf, insanın iç dünyasındaki o fırtınaları, aşkın ve sadakatin çatışmasını öyle bir anlatıyor ki, karakterlerin yaşadığı her pişmanlığı kendi kalbinizde hissediyorsunuz. Kitabın adı gibi, hem tatlı hem de dikenleri insanın canını yakan bir hikaye... Dilinin o dönemine göre akıcılığı ve hislerin betimlenmesindeki ustalık beni gerçekten etkiledi. Modern edebiyatın karmaşasından sıkılıp, ruhu olan, derin analizlerle dolu ve gerçek duyguları iliklerinize kadar hissettirecek bir klasik arıyorsanız kesinlikle doğru yerdesiniz. Okuduktan sonra insanın içine ince bir sızı bırakıyor ama o sızı bile çok kaliteli.