Kübra Çelik
Kitapkurdu
Alexandre Seurat, bu kitapta bize fiziksel bir sakarlığı değil; bir ailenin ve sistemin devasa merhametsizliğini anlatıyor. "Sakar" ismi, küçük bir çocuğun bedenindeki morlukları örtbas etmek için kullanılan aciz bir kılıf sadece. Yazarın bir rapor kadar yalın ama bir neşter kadar keskin dili, okuru "neden kimse bir şey yapmadı?" sorusuyla baş başa bırakıyor. Bu roman, bittiğinde boğazınıza bir yumru gibi oturan, "sessizliğin" aslında ne kadar gürültülü bir suç olabileceğini gösteren sarsıcı bir tokat. Kalbinizi korumasız bırakıp okuyun, çünkü Diana’nın o ürkek gölgesi uzun süre zihninizden silinmeyecek.