SihirliFlut
Hezarfen
Hikâye, Şeytan’ın (Woland) ve esrarengiz yardımcılarının Moskova’ya gelişiyle başlıyor. Bürokrasi, korku, ikiyüzlülük ve sansürle kuşatılmış bir toplum, absürt ama bir o kadar da rahatsız edici olaylarla yüzleşiyor. Aynı zamanda Usta’nın yazdığı roman aracılığıyla Pontius Pilatus’un vicdan muhasebesine tanıklık ediyoruz. Bu iki anlatı, Margarita’nın koşulsuz sevgisiyle birleşerek romanı yalnızca bir fantastik hikâye olmaktan çıkarıyor. Kitabın en güçlü yönlerinden biri, iyilik ve kötülük kavramlarını kesin çizgilerle ayırmaması. Şeytan bile adaletin bir parçası gibi sunuluyor; insanın zaafları, korkuları ve çıkarcılığı acı bir mizahla eleştiriliyor. Margarita karakteri ise fedakârlığın, aşkın ve özgürlüğün simgesi olarak romanın duygusal omurgasını oluşturur. Dil ve anlatım açısından yer yer zorlayıcı olsa da, sabırla okunduğunda karşılığını fazlasıyla veren bir eser. Usta ve Margarita, sadece bir roman değil; iktidar, inanç, sanat ve özgürlük üzerine derin bir sorgulamadır.