Damla Ç.D.
Üstat
Eşekli Kütüphaneci, ismi kadar sevimli ve sıcak bir çağrışım yapıyor. Ancak hikâye baştan sona bu ılımlı havada ilerlemiyor. Masalımız, Anadolu’nun bağrından kitap kokusunu küçük yaşlarda içine çekmiş bir delikanlıyla başlıyor. Hayaller büyük; elbette gerçekleştirmesi zor. Adım adım önüne çıkan engelleri aşarak, kimi zaman hüzünlenerek kimi zaman üstekilere yalvararak, halka kitapları sevdirmek için yola düşmüş bir kitap sevdalısının hikâyesini okuyoruz. Bu kitapta aslında yalnızca kitaplardan söz edilmiyor. Kitaplar bir araç; asıl amaç halkın bilinçlenmesi ve kalkınması. Fakir Baykurt, bireysel bir çabanın toplum üzerindeki etkisini sade ama çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Ayrıca Ürgüp yöresinde yaşamış iki farklı milletin bir araya gelişine tanıklık etmek de hikâyeye ayrı bir anlam katıyor. Okudukça anlıyorsunuz ki bu masalda asıl kahraman sadece bir kişi değil; kitapla, umutla ve sabırla yoluna devam eden bir halktır.