Kuyruklu yıldız Altında Bir İzdivaç
Kuyruklu yıldız Altında Bir İzdivaç Ürüne Git
Kübra Çelik
Kitapkurdu
Hüseyin Rahmi, Halley Kuyruklu Yıldızı’nı tepemize dikip "Dünya batıyor!" yaygarasını kopardığında, aslında o meşhur İstanbul mahallelerinin röntgenini ne de güzel çekmiş. Okurken kendimi o eski cumbalı evlerin penceresinde, "Ayol kıyamet kopuyor, bari süslenip ölelim!" diyen hanımların ve felsefeyi mahalle dedikodusuna meze eden beylerin tam ortasında buldum. Beni en çok eğlendiren (ve bir o kadar da düşündüren), o kozmik korkunun ortasında bile İrfan Galip’in o aşırı ciddi ama bir o kadar da sakar entelektüel çabası oldu. Gökten ateş yağacak derken, yerden aşk kıvılcımları çıkması; bilimin hurafe karşısındaki o bazen komik, bazen acıklı dansı tam bir şenlik! Kitabı kapattığımda, insanoğlunun en büyük korku anında bile nasıl olup da "izdivaç" derdine düşebildiğine bakıp bıyık altından güldüm. Anladım ki; tepemizde hangi kuyruklu yıldız parlarsa parlasın, bizim yerli ve milli telaşımız asla sönmezmiş.