hsabah
Üstat
İlkin, metin “Kambur’dan” kurtulmuş, üzerindeki acemiliği atmış, tek bir noktadan bütüne doğru hareket ederken Bir intihar çok ölüm ile çok noktadan “ölüme” uzanmış; birçok kişinin “şeyin” ölümüne… Yok olurken var olmak mı? Daha önce “Kambur’ken” demiştim ki ; Bu esere bir şans daha verilmeli yeniden yazılmalı ve herkes okumalı. Fakat kitabın yönünün böylesine değişeceğini, yeni eklenen bölümleri ve yeniden yazım ile duygusunun bu kadar yükselebileceğini ve kalbin okurken hızını alamayıp durmaya yakın/hız limitlerine uymaksızın atacağını tahmin bile edememiştim. Aşk ana merkez gibi gözükse de öyle çok değişken ve değişen ile okuru sarsıyor ki imkansızı mümkün kılıyor! Bedeli ödenmemiş hiçbir şey kalmazken, bazen karakterlerin kayıtsızlığı (umarsızca yaşayıp kendinden başkasını düşünmemesi) can sıkıcı olabiliyor. Seke seke yaşamak demiştim Kambur’u okurken, gene aynı fikirdeyim ama karakterler sanki daha fazla toplanmış daha güçlenmiş gibi geldi bana.