HacerSC
Kaşif
Nadide, on altı yaşında zorla evlendirilmiş ve şiddet gören bir kadın. Çocuklarına kadar uzanan bu zulüm, onu eşini öldürmeye kadar sürükler. Cezaevinde tanıştığı Caspara sayesinde gassallığa yönelir; yaşamla ölüm arasında kendi hikâyesinin yükünü taşır. Hikâye başka bir coğrafyada, Türk olmayan karakterler arasında geçiyormuş gibi hissettiriyor. Okurken sanki İranlı bir kadın yazarın kaleminden çıkmış gibi geliyor; dilin gücü ve karakterlerin derinliği sizi içine çekiyor. Evlatları için mücadele eden bir annenin, onlardan ayrı kaldığında yaşadığı acı, Nadide’yi zayıflatmak yerine onu güçlendiriyor. “Ölen de öldürülen de kadındı.” Kadınlar hep savaşıyor; canı, namusu ve adalet için… Roman, kadının ve insanlığın adalet arayışını anlatıyor. 2022’de Tahran’da öldürülen Mahsa Amini’ye ithaf edilmiş bu eser, derinden sarsıyor ve uzun süre unutamayacağınız bir deneyim sunuyor. Bitince aklınızdan tek şey geçiyor: keşke bu kadar can yakmasaydı.