zafer saraç
Hezarfen
Dinlerin, kültürlerin ve kimliklerin kesişme alanı olan bir mekan her şeyden önce iyi bir şekilde tanınmayı hak eder. İnsanlığın ortak mirası söz konusu olduğunda evrensel bir ilgi görülür ki bu normaldir. Ama buna rağmen dünya mirasına karşın bir ilgisizliğin görüldüğü de malumdur. Popüler kültürün körleştirdiği insanlar çoğu zaman tarihe kör baktıkları için geçmişin sayfaları görmezden gelinir. Hele insanda dini kutsallara yüklenen bir saygı edimi yoksa bir mekanın diğerinden farkı yoktur. Böyle bir düzende her ne kadar da kutsal şehirlerle ilgili kitaplara olan alakanın kısıtlı olduğu düşünülse de Kudüs gibi şehirlerin bu dünyanın havasını soluyan herkes tarafından bilinmesi gerekir. Derinlemesine bakıldığında bir mekanın tarihinin sınırları çizilmemekle birlikte kısa ve genel geçer bir anlatı için Kısa Kudüs Tarihi kitabı yeterli malumatı okuruna verir. Kudüs’ü bilmek insanlık tarihini anlamakla eş olduğundan bu tarz kitapların dikkatten kaçmaması evladır.