Ayla YİĞİTOĞLU
Kaşif
1951 yılında, Sucre kasabasında işlenen gerçek bir namus cinayeti, 1981 yılında Kolombiyalı yazar Gabriel G.Márquez’in anlatımıyla kitap haline gelmiş ve yazara 1982 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandırmıştır.   Yazar bu hikâyeyi yazmak için annesi, baş karakterlerin anne-babaları sağ olduğu sürece yazmamasını istediği için beklemiştir.    Yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce gerçekleşen bu cinayeti konu alarak Santiago Nasar'ın ölümünü anlatmaktadır. Cinayetin gerçekleşeceğini, kimlerin öldüreceğini tüm kasaba bildiği halde kimsenin sesi çıkmamıştır.Kitapta kasabada yaşayan herkesin tepkisiz kalmak için farklı gerekçeleri olduğundan bahsediliyor.    Okuyucu kitap bittiğinde; suçlu öldürenler mi, bilipte sessiz kalan kasabalı mı sorusuyla başbaşa kalıyor.Marquez okuyucuya;İnsanlığın kolektif sessizliğinin ve kayıtsızlığının ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor  Bazen en büyük suç harekete geçmemektir.