zecetveli
Hezarfen
İnanılmaz güzel distopik bir kitaptı hem keyif alarak hem de ilerisine yönelik olasılığı yüksek düşüncesiyle okudum. Kitap içerisinde hayvanlara virüs kaptığı söylenip hayvanlar imha ediliyor,sonrasında insanların protein eksikliği konusu gündeme gelerek insan yeme durumu oluşmaya başlıyor.Bu durum o kadar yaygınlaşıyor ki yamyamlık durumu bahane edilerek insan kesim yerleri,insan çiftlikleri açılıyor orada insanlar kesilip kasaplara gönderiliyor vs.Olay o kadar normal bir hale geliyor ki insanlar ve çocuklar 'Senin etinin tadı nasıl acaba' diye konuşabiliyor bile. Kitabın baş karakteri Marcus bu kesimhanelerin başındaki kişinin sağ kolu olayları onun anlatımıyla okuyoruz,ona hediye bir dişi hediye ediliyor bundan sonra onun için gidişat daha farklı gidiyor. Marcus kitabın sonunda kendi işine geldiği gibi davranıyor aslında sadece kendisini bu durumu normal karşılamıyormuş gibi betimleme çabaları boşuna gidiyor.