alicancil
Hezarfen
Jean Giono’nun bu eseri, edebiyattan ziyade bir "başarı öyküsü" raporu gibi duruyor. Karakterin derinliği o kadar sığ ki, Elzéard Bouffier bir insandan çok, programlanmış bir robota benziyor. Karısını ve oğlunu kaybetmiş bir adamın iç dünyasındaki fırtınaları, yalnızlığın ağırlığını veya o çorak topraklarda duyduğu çaresizliği göremiyoruz. Bu duygusal boşluk, okurun karakterle bağ kurmasını imkansız kılıyor. Olay örgüsü ise tamamen düz bir çizgide ilerliyor; engel yok, çatışma yok, sapma yok. Doğa bile adama direnmiyor, her şey mucizevi bir pürüzsüzlükle halloluyor. Bu durum metni inandırıcılıktan koparıp didaktik bir kamu spotu seviyesine indiriyor. Zamanın hızla akıp gitmesi ise okura karakterle birlikte yaşlanma şansı tanımıyor. Sonuçta ortaya çıkan, sanatsal bir derinlikten ziyade, "azmin zaferi" temalı kuru ve tek düzelikle boğulmuş bir anlatı oluyor