Mehmet Ali  Karataş
Kitapkurdu
Bana göre Céline’in edebiyattaki konumu şudur: Céline ve diğerleri. Bu, onun dünyanın en büyük yazarı olduğu anlamına gelmez; ondan büyük pek çok yazar vardır. Ama Céline’i ayıran, yalnızca ona ait olan o dildir. Gerçeği anlatır; olduğu gibi. Süslemez, cilalamaz. Kelimeleri mitralyözden çıkan mermiler gibidir: hedef gözetmez, dehşet kusar. Bir doktordur ama doktora atfedilen elit konuma uymaz. O sokağı anlatır; üstten, yapay bir dille değil, sokakla. Üslubu serttir çünkü hayat serttir. Birçok edebi eseri okurken, “keşke böyle karakterler gerçek olsa” deriz. Céline okurken bunu demeyiz; çünkü onun karakterleri zaten hayatımızdadır. Bir anlamda bizi bize anlatır. Bukowski’nin dediği boşuna değildir: “Önce Céline’i okumalı.” Céline okuyanlar bunu anlar; okumayanlara anlamsız gelir. Okuyanların aklına ise Bardamu düşer.