narağacım
Kaşif
Yazarın öykü serisinden yine çok güzel bir derlemeydi. Hepsi çok güzel hikayelerdi, hiç bitmesin istedim. 1950-1960 yılları arasında yazdığı öyküler. Artık cumhuriyet ilan edilmiş, zorlu yıllar geride kalmış ve toparlanmaya çalışan bir toplum hissi uyandı bende. Çoğu kısa ve çok akıcı olan bu öykülerde sıklıkla valiler, baş müfettişler, eski müdürler, yeni müdürler, bakanlar, bakan yardımcıları, kalem müdürleri, hizmetliler vs. konu oluyor. Arka planda, toplumun aksak yönleri, dürüst olmayan işler, bürokrasideki mantığa sığmayan ama hiç değişmeyen günlük vakalar, koltuk sevdası gibi konular mizahi bir dille anlatılıyor. Giden müdürün arkasından konuşulanlar, yeni müdürü çekemeyenler, hala eskisine dedikodu taşıyanlar... Bir bakarsınız ki zaman ne kadar değişse de insan aynı insan.