hasan öztürk
Hezarfen
Kitabı okurken kendimi sadece bir kitabın içinde değil, neredeyse başka bir gerçekliğin içinde buldum. O kıyamet sonrası dünyanın kurulu düzeni çökmüş ama asıl yıkım sanki insanın içindeydi. Evet, vampirler vardı ve gerçekten korkunçlar ama asıl tehlike yalnız kalmış bir zihnin içinde insanlığımızın neye dönüşebileceğini görmekti. Karakterle çok kolay bütünleşiyorsunuz. Günleri sayarken onunla birlikte uyanıyor, sarımsakları yeniliyor, camları kontrol ediyor ve müzik dinliyorsunuz. Bunların hepsi bir hayatta kalma rutini gibi görünse de bence aslında aklını yitirmemek için tutunduğu şeylerdi. Hele ki etrafındaki sessizlik, Robert kadar yalnız hissetmeniz çok mümkün. Aynı zamanda kitap alışılmış kıyamet sonrasından farklı, evet bir bakıma korku öğesi olarak vampirler var ama aynı zamanda yazar olup bitenleri bilimsel bir temele oturtmaya çalışmış. Bu yönü beni ayrıca etkiledi. Zaten kitap o kadar sürükleyici ki, bir çırpıda bitiyor. Ben çok keyif aldım.