ŞULE SARPKAYA İREZ
Üstat
Bazen insan sevdiği yiyeceği sona bırakır da daha az sevdiklerini önden bitirir ya benim için bu kitap da öyle bir sıralamadaydı. Kitap çoğunlukla monolog şeklinde ilerliyor. Başkarakter generalin çocukluk arkadaşıyla 41 yıl sonra buluşmasının ardından geçmişe gidip içsel yolculuğuna okuru da davet ediyor. Kitap geçmişte kalan üç karakter etrafında dönüyor; 24 yıllık iki arkadaş ve tam ortalarında kalan bir kadın. Dolu dolu psikolojik öğeleri barındırmasına rağmen, derin bir içsel çatışma kitaba hakim olmasına rağmen, çokça metafor kullanılıp art arda edebi cümleler yığıntısına rağmen okuması bir hayli kolay ve akıcı bir kitap. Bana bir roman öner derseniz sanıyorum ki ilk beşime girecektir. Tema genel olarak aşk, sadakat, hesaplaşma etrafında dönüyor gibi görünse de yarıdan sonra yazarın tam olarak ne yapmak istediğini anlıyorsunuz. 41 yıl sonra arkadaşıyla buluşup ona sormak istediği iki soruyu asla tahmin edemeyeceksiniz! Edebi bir ters köşe ve muhteşem bir içsel yolculuk, serüven.