İzzet Can Bezircioğlu
Üstat
Tanpınar’a Huzur Yok, Murat Menteş’in edebiyat belleğini kendi kaotik ve ironik evrenine davet ettiği, yüksek tempolu bir polisiye. Melankoliyle özdeşleşen Tanpınar, bu romanda ağırbaşlı bir profesörden baş şüpheliye dönüşüyor. Koleksiyoner Bahtiyar Kont’la başlayan dostluğu; cinayet ve kovalamacaya evrilirken, Soğuk Savaş atmosferi ve ruh çağırma seanslarıyla romanın temposu hiç düşmüyor. ​Menteş, Tanpınar’ı bir vitrin figürü yapmadan aksiyonun tam merkezine yerleştirmiş. Biz, Murat Menteş okurlarının aşina olduğu çevik, oyunbaz dil yine başrolde. Tarihsel arka plan absürtlükle, gerilim ise mizahla ustaca dengeleniyor. ​Bu eser akademik bir anlatı ya da nostaljik bir saygı duruşu değil; Tanpınar’ı simge olmaktan çıkarıp canlı bir kurmaca figüre dönüştüren sürükleyici bir macera. ​Yazarın başta uyardığı gibi: "Bu romanda anlatılanlar gerçek olabilirdi. Hepimizi Allah korudu." Yine de böylesi bir macerada Tanpınar’a eşlik etmek çok keyifliydi.