Funduka Ayşenur Atakul
Üstat
Şule Gürbüz'ün Kambur'u. İlk kez 1992 de yayınlandı. Yazdığında 17/18 yaşlarındaymış. İlk okuyuşumda bende kesinlikle hiçbir anlam bırakmayan, 92 sayfası 992 sayfa ağırlığında olan kısa bir iç döküştü. Ancak ikinci okuyuşumda kitap başka bir şeye dönüştü. Yaşına (yazdığı) göre çok olgun ifadeler kullanmasının yanı sıra derin bir kaos hali var. Ergen döneminin ruh halini bu kadar çok metaforla, bağımsız görülen pek çok cümleyi prangalarla bağlayarak ifade edişi şaşırtıyor. Deli saçması denilecek sayıklamalar, tek cümlelik sayfalar, neresinden tutsanız yerine konmayan cümleler arasında kendinizle karşılaşıyorsunuz. İlk seferinde okuyup lanetler okuduğum kitabın, ikinci sefer beni derin derin düşündürdüğünü itiraf ediyorum. Hep derim; her kitabın bir zamanı var. Ben Şule Gürbüz'ün Kambur'unu 11 ay arayla iki farklı insan olarak okudum. İyi ki okudum.