Sabriye Gökcegözoğlu
Bilge
Bu kitabı ilk kez Deniz Yüce Başarır’ın hazırlayıp sunduğu, kitaplar üzerine söyleşilerin yer aldığı "Ben Okurum" podcastinde duydum. Gerek ismi gerekse kapak tasarımıyla oldukça dikkat çekiciydi ve bende hemen okuma isteği uyandırdı. Yazarın felsefe öğretmeni olması, kitabın anlatım tarzına ve derinliğine kesinlikle yansımış. Senelerce aynı apartmanda yaşayan insanların birbirlerine karşı ne kadar yüzeysel kalabildikleri, bakmak ile görmek arasındaki farkı anlamaktaki yetersizlikleri kitapta ustalıkla işlenmiş. Eğer bu fark kavranabilseydi, sosyal statülerin hiçbir öneminin kalmayacağı çok güzel anlatılıyor. Kitabın sonu beni oldukça şaşırttı. Hiç beklemediğim bir finaldi ama yine de çok sevdim. Tam anlamıyla hayatın kendisi gibiydi... Kitabın bir de film uyarlaması varmış ancak hem hayal kırıklığı yaşamamak hem de Renee, Paloma ve Kakuro’yu zihnimde tasarladığım halleriyle korumak adına izlememeye karar verdim.