semiha Çete
Bilge
Çocukluğumuza dair ufacık hatıralar vardır. Hatıra olmasının, yıllarca unutamamızın sebebi bizim için çok etkileyici olmasından değilse neden? Babamızın bir bakışı, annemizin bir cümlesi. O anda fark etmesek de o kadar içimize işlemiş olur ki iç sesimize dönüşmüştür. Bazen kendi fikrimiz sandığımız bir şey aslında geçmişteki o kısacık anda kıvılcımlanmıştır. Bir tavşanın ölümü, okuduğumuz kitapta taşa dönüşen bir kadın... aslında 30 yıl sonraki halimizin mimarı olabilir mi? Görmemesi gereken bir şeyler gören, bilmemesi gerekeni bilen bir çocuk bunun yükünü kaldırabilir mi