Oğuz Yılmaz
Kitapkurdu
Zülfü Livaneli’nin Engereğin Gözü ilk bakışta bir Osmanlı sarayı hikâyesi gibi görünse de aslında insan psikolojisine ve iktidarın karanlık yüzüne odaklanan etkileyici bir roman. Livaneli, Topkapı Sarayı’nın görkemli atmosferi içinde korku ve gücün nasıl iç içe geçtiğini ustalıkla anlatıyor. Habeş Süleyman Ağa’nın gözünden gördüğümüz padişah ise mutlak güce sahip bir hükümdardan çok, kendi iktidarının yarattığı korkunun içinde yaşayan yalnız bir insan olarak karşımıza çıkıyor. Roman boyunca efendi ile köle arasındaki sınırların nasıl bulanıklaştığını ve iktidarın insanı nasıl zehirlediğini hissediyoruz. Saray adeta bir altın kafese dönüşürken, sessizlik bile bir korku atmosferi yaratıyor. Engereğin Gözü, sadece tarihsel bir hikâye değil; gücün insan ruhunu nasıl değiştirdiğine dair düşündüren bir roman.