irem ogur
Kitapkurdu
kahramanımız Can, hukuk fakültesinden başarılı bir şekilde mezun olur ancak hayallerini süsleyen kitabevi açma fikri avukatlığın önüne geçer. İlk zamanlar Beyazıt’ta kitabevi açan Can, burada beklediği ilgiyi göremeyince arkadaşı sayesinde tam da İstiklal Caddesi’nde kitabevini açıp hayallerindeki mesleğe kavuşur. Kitaplarla dolu bir dükkan , matbaa kokusu, hiç el değmemiş kitaplara ilk dokunmak nasıl da güzel bir his… Bu kitabevi ile beraber Can’ın hayatını yavaş yavaş değişir. İlk zamanlar ayran gönüllü bir Can’ı okurken kitabın sonlarına doğru büyük değişim ile tanınmaz bir Can olmaya başlar. Can’ı böylesine etkileyen nedir? Bu değişim nasıl olur? Kitabı severek okuduğumu vurgulayarak belirtmek isterim. Sade bir dil, samimi bir üslup, akıcı bir kitap. Kitabın bitmeyeceğini devamı olacağını düşünürken son sayfasında o büyük puntolarla ‘Son’ yazısını görmek bir hikayeye daha veda ettiğimizi hatırlattı.