Seren Çoban
Kitapkurdu
"-Kitapçıyım ben. -Güzel. Bekçisin yani. -Nasıl? Kitapçılık, bekçilik midir sizce? -Binlerce insanın duygusu, düşüncesi, fikirleri, kitaplara dökülmüş. Belki çoğunu yazan ölüp gitmiştir. Sen de onların yazdıklarını beklemiyor musun? Beklemek, bekçilik değil midir?" Ana karakterimiz Can; babasının baskısıyla hukuk fakültesini kazanıp mezun oluyor ama onun içindeki kitabevi açma isteği avukat olmasının önüne geçiyor. İlk olarak benim de 4 yıl boyunca çiğnediğim Beyazıt Meydanında Sahaflarda başlıyor kitapçılığa daha sonra İstiklal Caddesinde bir Kitabevi açıyor. Aklı da, ruhu da, hayatı da karmakarışıktır Can'ın. Özel hayatı ve kadınlar konusu en karmaşık olanı.28 yaşına çok fazla ilişki sığdıran ,bir düzeni olmayan , hayattaki amacını ve hedefini belirlemeye çalışan kitapçıyı okurken siz de kendinizi sorgulayacaksınız. Kitabı kapadığımda şunu düşündüm: Kitapçılar duygu , düşünce ve fikir bekçisi ise insan neyin bekçisidir? Ona emanet edilen nedir?