Yağmur Deniz
Üstat
Mircea Cărtărescu, Nostalji‘de bir roman yazmamış; bir rüya arkeolojisi yapmış. Komünist Bükreş’in gri sokaklarını, çocukluğun kayıp cennetini ve insanın bilinçdışına açılan kapıları birbirine örüyor. Prolog, üç novella ve epilogdan oluşan bu yapıt; her bölümde farklı bir evren, farklı bir ses sunuyor okura. Gerçekle düşün, uyuyanla uyanığın sınırı sürekli eriyor. Cărtărescu’yu Borges’le ya da Proust’la kıyaslamak kaçınılmaz, ama o her ikisinden de kendine özgü bir yerde duruyor. Çocukluğa ve kaybedilene duyduğu özlem kişisel değil — evrensel ve neredeyse kozmik bir yas bu. Kolay bir okuma değil, ama büyük edebiyat zaten sizi zorlamadan bırakmaz. Bitirdiğinizde içinizde kapanmayan bir şey kalıyor.