Sahilde Defne
Kaşif
Hikâye İstanbul’daki bir klinikte başlıyor, bildik kliniklerden değil çünkü hem orada yaşanan olayların hem de insanların şok edici sırları var. Bir şeyler dönüyor ama ne döndüğünü bilen kimse yok. Azgar Naik genç bir Afgan sığımacı ve romanın esas kahramanı, klinikte görevli. Hafıza sorunları var, belleğindeki bölük pörçük anıların kaynağını bilmiyor. Kliniğe yönetici olarak atanan Jayen'a aşık oluyor. Jayen de klinikle ilgili tuhaflıkların Azgar'da düğümlendiğini düşünüp bir şeyler öğrenmek uğruna ona özel ilgi gösteriyor. Sonra ikisi birlikte Cape Town ve Madagaskar'ı içeren bir yolculuğa çıkıyorlar, çünkü Azgar'ın sorunlu hafızasıyla kliniğin sıralarının ipuçları oralardadır; bir baobab ağacının içine gömülmüş cesette. Kitap bir gerilim romanı ama aynı zamanda bir seyahat, bir aşk, bir ruhsal arayış ve kötülükle iyiliğin ölümüne savaştığı bir felsefe romanı da. Yazarın bütün romanlarını okumuş biri olarak bunu da çok beğendim.