Hasan Dama
Bilge
Orhan Pamuk’un Nobel sonrası kaleme aldığı bu dev eseri aslında ta 2013’te kütüphaneme eklemek istiyordum. Gülmeyin ama almayı tamamen unutmuşum, aradan yıllar geçince de aklımdan çıkmış gitmiş. Geçenlerde dizisi gündeme gelince hemen kütüphaneme koştum ama kitabı bulamayınca aslında hiç almadığımı fark ettim! Neyse ki geç de olsa bu eksiği kapattım. Hakkında çok şey duydum; sadece bir aşk hikayesi değil, 70’li yılların İstanbul’una ve eşyaların ruhuna dair devasa bir anlatı olduğu söyleniyor. En heyecan verici yanı ise kitabın gerçek bir müzesinin olması. Okurken karakterlerin dokunduğu eşyaları gidip İstanbul’da görebilme fikri müthiş. Aşkın en saplantılı ve 'koleksiyoncu' halini merak edenler için kaçırılmaması gereken bir modern klasik. Bu derin yolculuğa çıkmak için sabırsızlanıyorum; her kitaplıkta mutlaka bulunması gereken bir eser.