YsmnByk87
Üstat
Sakar benim için okuması kolay ama etkisi ağır bir kitap oldu. Sayfalar ilerledikçe insanın içini sıkan, boğazına bir düğüm oturtan bir hikâye… Küçük bir çocuğun gözünden yaşanan ihmali, görmezden gelinmeyi ve yetişkinlerin suskunluğunu anlatıyor. Aslında en sarsıcı tarafı da bu: Herkesin biraz bildiği ama kimsenin tam olarak görmek istemediği şeyler. Alexandre Seurat çok yalın bir dil kullanıyor; süslü cümleler yok ama her cümle tokat gibi. Olaylardan çok, bakış açıları üzerinden ilerlemesi kitabı daha da çarpıcı kılıyor. Bir çocuğa “sakar” deyip geçmenin arkasında neler saklanabileceğini sorgulatıyor. Okurken yer yer öfkelendim, yer yer çaresizlik hissettim. Bitirdiğimde ise uzun süre etkisinden çıkamadım. Sakar, sadece bir roman değil; ihmale, sessizliğe ve toplumsal körlüğe dair güçlü bir yüzleşme. Kolay okunuyor ama kolay unutulmuyor.