Bonibom
Kaşif
Eşekli kütüphaneci, yalnızca bir insanın hikayesini anlatmıyor; aynı zamanda bilginin, emeğin ve idealizmin ne kadar güçlü bir dönüşüm yaratabileceğini gösteren çok etkileyici bir yaşam örneği sunuyor. Kitabı okurken insan bir yandan büyük bir umut hissediyor. Öte yandan bu hikaye insanı ister istemez düşündürüyor. Geçmişte bu kadar güçlü ideallerle çalışan insanların bıraktığı mirasa bugün ne kadar sahip çıkabildiğimizi sorgulatıyor. Fakir Baykurt, bu hikayenin farklı dillere çevrilip dünyaya ulaşması gerektiğini söylerken, bunu gerçekleştirecek olanların gençler olacağına dair bir umutla bitiriyor. Bu cümle hem çok güçlü bir güven duygusu taşıyor hem de okuyan biz gençlerin omuzlarına sessiz bir sorumluluk bırakıyor. Peki biz, bu mirası ileriye taşıyacak cesareti ve sorumluluğu gösterebilecek miyiz?