laedri88
Üstat
Siz hiç bir kitabı okurken, kelimelerin ve cümlelerin lezzetini dimağınızda hissettiniz mi? Upuzun, paragraflarca cümleleri okurken, cümlelerin sürüp gitmesini dilediniz mi? İşte "Beyaz Kalp" bize bunları dedirten bir kitap. Kitabın anlatım şekli, başlarda klasik bir okuru zorlayabilir; ancak ısrarla okumaya devam ettiğinizde açılmamış kapıları seriyor önünüze kitap. Olayların anlatılış şekilleri, en sonunda anlatılan en ufacık bir detayın bile boşuna olmadığını kavrıyorsunuz. Kitapta oradan oraya savrulduğunuzu hissedebilir, birden neler olduğunu anlamlandıramayabilirsiniz. Hepimizin zihni biraz böyle çalışır aslında. Kırk tilkinin kuyruğu değmez hiç birbirine. Hayatta her şeyi bilmek zorunda mıyız? Bazı şeyler sır olarak kalsa da olur mu? Öğrenmek bazen ruhu bütünlemek yerine parçalar mı? Yoksa aradan geçen yıllar duygular üzerinde önemsizleştirici bir etki mi bırakır? Çok sevdim yazarın üslubunu. Bence kendinizi zorlayın ve bu ziyafetten mahrum kalmayın diyorum.